Çamaşır Suyu İle Tuz Ruhunu Karıştırırsak Ne Olur?

 

Pandemiden dolayı çamaşır suyu ve tuz ruhuna olan ilgi artmış bulunuyor. Evlerimizi dezenfekte edip sağlığımızı koruduğumuzu zannederken ciddi anlamda sağlığımızı tehlikeye atabiliriz.

Evlerdeki kimyasalları asla karıştırmayın!

En önemli konulardan bir tanesi ise çamaşır suyu ve tuz ruhu ile temizlik yapmanın doğru düşünülmesi. HAYIR! İkisinin ayrı ayrı kullanılması dahi zararlı iken karıştırılıp kullanılması ciddi hastalıklara hatta ölüme neden olur.

Çamaşır suyu, sodyum hipoklorit çözeltisidir.
Tuz ruhu (Kezzap) ise hidroklorik asittir. Bu ikisi karıştırıldığında klor gazı açığa çıkar.

Çamaşır suyu formülü: NaOCl (çözelti)
Tuz Ruhu (Kezzap): HCl (kuvvetli asit)

Reaksiyonu:

NaClO + 2HCl → NaCl + H2O + Cl2 (Cl: Klor gazı)

Klor (Cl) gazı solunum yollarını etkiler. Uzun süre maruz kalınması ölümle sonuçlandırır. Göz  ve akciğer gibi bölgeleri etkiler. Solunum güçlüğüne neden olurken boğazda daralma ve akciğer ödemine neden olur.

Klor gazı 1. Dünya Savaşın’da kullanılmıştır.
I.Dünya Savaşın’da Almanya tarafından kimyasal silah olarak kullanılmış, Berlin’deki bir kimya enstitüsünde üretilmiştir.

Evi çamaşır suyu ile temizlerken evi havalandırmayı unutmayın. Havadar bir ortamda temizlik yapılmasına dikkat edilmesi gerekir. Aksi halde solunum yollarında rahatsızlık görülür. Fazla kullanımı astım krizi gibi akciğer hastalıklarını tetikler.

Evlerde temizlik yaparken kimyasal kullanılacak ise mutlaka havalandırılmalı çok sık kimyasal temizlik yapılmaması insan ve çevre sağlığı açısından son derece tehlikelidir.

Kaynak:  Gerçek Bilim

 

VİRÜSLER

virüsler
VİRÜSLER

Virüsler, her yerde bulunabilen ve her canlıya bulaşabilen mikroskobik canlılardır. Bakteri, mantar,hayvan, insan ve bitkilere bulaşabilirler.

Virüsler ölümcül olabilirler. Bir virüsün bir organizma türü üzerinden etkisi olurken başka bir organizma üzerinde etkisi olmayabilir. Örneğin kedileri etkileyen bir virüs köpekleri etkilemeyebilir.

Virüsler, protein, lipid(yağ), veya glikoprotein ile çevrili genetik materyal, RNA veya DNA’dan oluşurlar. Konak canlı olmadan çoğalmazlar. Yani canlı bir hücre dışında cansızdırlar. Bu nedenle parazit grubunda yer alırlar.

Her ekosistem virüsleri içerir. Bir bakterinin yüzde biri kadar büyüklüktedir. Ribozomları yoktur. Protein üretemezler. Bu nedenle konak hücreye yani canlı hücreye ihtiyaç duyarlar ve bağımlı kalırlar. Konak hücre olmadan çoğalamayan tek organizmadır. Hücre enfekte olduktan sonra çoğalmaya başlarlar. Normal hücresel ürünler yerine daha fazla viral protein ve genetik materyal üretir.

Farklı şekil ve boyutlara sahiptirler:

  • Sarmal: Tütün mozaik virüsü sarmal şekle sahiptir.
  • İkozahedral, küresele yakın virüsler: Çoğu hayvan virüsü böyledir.
  • Zarf: Bazı virüsler kendilerini hücre zarının değiştirilmiş bir bölümüyle kaplayarak koruyucu bir lipit zarf oluşturur. Bunlara influenza virüsü ve HIV dahildir.

Virüsler fosil kaynak bırakmazlar ve izlerini bu nedenle sürmek zordur. DNA ve RNA ‘sını karşılaştırmak ve nereden geldikleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için molekül teknikler kullanılır.

Üç teori ile kökenlerine bakılır:

  1. Regresif veya indirgeme hipotezi: Virüsler, parazit haline gelen bağımsız organizmalar olarak başladı. Zamanla, parazitlenmelerine yardımcı olmayan genleri döktüler ve tamamen yaşadıkları hücrelere bağımlı hale geldiler.
  2. Aşamalı veya kaçış hipotezi: Virüsler, daha büyük organizmaların genlerinden “kaçan” DNA veya RNA bölümlerinden evrimleşmiştir. Bu sayede bağımsız olma ve hücreler arasında hareket etme yeteneği kazandılar.
  3. Virüs-ilk hipotez: Virüsler, milyarlarca yıl önce, Dünya’da ilk hücrelerin ortaya çıkmasından önce veya aynı zamanda, karmaşık nükleik asit ve protein moleküllerinden evrimleşti.

Virüslerin Bulaşmalar:

  • Dokunma
  • Tükürük-öksürme-hapşırma
  • Cinsel temas
  • Kontamine yiyecek ve su
  • Böcekler

Bazı virüsler bir nesne üzerinde bir süre yaşayabilir, bu nedenle bir kişi elinde virüs olan bir nesneye dokunursa, bir sonraki kişi aynı nesneye dokunarak o virüsü alabilir. Nesne bir fomit olarak bilinir.

Virüsler Değişime Uğrarsa Ne Olur?

Bir virüs yayıldığında, ev sahibinin DNA’sının bir kısmını alıp başka bir hücreye veya organizmaya götürebilir.

Virüs konağın DNA’sına girerse, bir kromozomun etrafında hareket ederek veya yeni bir kromozoma geçerek daha geniş genomu etkileyebilir.

Bunun bir kişi üzerinde uzun vadeli etkileri olabilir. İnsanlarda hemofili ve müsküler distofi gelişimini açıklayabilir.

Konak DNA ile bu etkileşim, virüslerin değişmesine de neden olabilir.

Bazı virüsler, örneğin kuşların yalnızca bir türünü etkiler. Normalde kuşları etkileyen bir virüs tesadüfen bir insana girerse ve insan DNA’sını alırsa, bu, gelecekte insanları etkileme olasılığı daha yüksek olabilecek yeni bir virüs türü üretebilir.

Bilim adamlarının hayvanlardan insanlara bulaşan nadir virüslerden endişe duymasının nedeni budur.

Kaynak: Medical News Today