Birçok kozmetik, gizli, potansiyel olarak tehlikeli ‘sonsuza kadar kimyasallar’ içerir.

makyaj

Bilim adamları, test edilen makyaj ürünlerinin yaklaşık yarısında uzun süreli PFAS bileşiklerinin belirtilerini buldular.

Yeni bir kimyasal analiz, güzellik ürünleri hakkında çirkin bir gerçeği ortaya çıkardı: Birçoğu, PFAS adı verilen son derece kalıcı, potansiyel olarak zararlı “sonsuza kadar kimyasallar” içerebilir.

Per ve polifloroalkil maddelerin kısaltması olan PFAS, vücutta yıllarca ve çevrede yüzyıllarca kalabilecek kadar sağlam binlerce kimyasal içerir. Sadece birkaç PFAS’ın sağlık üzerindeki etkileri iyi bilinmektedir, ancak bu bileşikler yüksek kolesterol, tiroid hastalıkları ve diğer problemlerle bağlantılıdır.

Indiana’daki Notre Dame Üniversitesi’nden kimyager ve fizikçi Graham Peaslee, “Bilinen iyi bir PFAS yok” diyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da PFAS için kozmetiklerin ilk büyük taramasında, Peaslee ve meslektaşları , 200’den fazla test edilen ürünün yüzde 52’sinin yüksek flor konsantrasyonuna sahip olduğunu buldular, bu da PFAS’ın varlığını düşündürdü, araştırmacılar 15 Haziran’da Çevre Bilimi ve Teknolojisinde çevrimiçi olarak bildirdi.

Peaslee, PFAS’ın makyajdaki potansiyel sağlık risklerinin henüz net olmadığını söylüyor. Ancak makyaj yaparken PFAS’ı yutan veya emen insanların yanı sıra, kanalizasyona akan kozmetikler içme suyuna karışabilir ( SN: 11/25/18 ).

Peaslee’nin ekibi, 231 kozmetikte PFAS’ın önemli bir bileşeni olan flor miktarını ölçtü. Fondötenlerin yüzde altmış üçü, dudak ürünlerinin yüzde 55’i ve su geçirmez maskaraların yüzde 82’si yüksek düzeyde flor içeriyordu – bir kağıda yayılmış ürünün santimetre karesi başına en az 0.384 mikrogram flor. Uzun ömürlü veya su geçirmez ürünlerin özellikle bol miktarda flor içermesi muhtemeldi. PFAS suya dayanıklı olduğu için bu mantıklı.

Belirli PFAS için ayrıca test edilen yirmi dokuz ürünün tümü bu kimyasallardan en az dördünü içeriyordu, ancak yalnızca bir ürün, bileşenleri arasında PFAS’ı listeledi. Kendi potansiyel sağlık risklerini oluşturmaya ek olarak, bu bileşikler vücutta kanserler ve düşük doğum ağırlıkları ile bağlantılı olan perflorooktanoik asit gibi diğer PFAS’lara parçalanabilir ( SN: 6/4/19 ).

Yüksek Dozda Flor İçeren Makyaj Malzemeleri

Makyaj Türü                             Test Edilen Ürün Sayısı                 Flor İçeren Yüzde

Tüm dudak ürünleri                                    60                                                            %55
Sıvı ruj                                                                   42                                                             %62
Kremler                                                               43                                                              %63
Kapatıcılar                                                         11                                                               %36
Allık bronzlaşırıcı                                        30                                                              %40
Maskaralar                                                      32                                                               %47
Su geçirmez maskara                              11                                                                %82
Göz Ürünleri                                                    43                                                               %58

Kaynak:  Sciencenews

Rutin Cilt Bakımı Nasıl Olmalı?

Cilt derimiz epidermis, dermis ve hipodermisten oluşur.
Epidermis: Cildin en üst tabakasıdır. Koruyucu olarak görev yapar.
Dermis: Kıl folikülleri ile ter ve yağ bezlerinin bulunduğu bölgedir.
Hipodermis: Cildin en alt tabakasıdır. Yağ dokudan oluşur. Yalıtım işlevinden sorumludur.

Cildimizin iç ve dış etkenlere karşı bizleri korur. Ter ve toksinlerin atılması, vücut ısının düzenlenmesi, biyolojik etkilerden koruma (bakteri,virüs vb.) sağlar. Aynı zamanda ısı ve ışığa karşı korur. Keratin ve lipid manto kimyasal etkenlere karşı korur.

Bizleri hem iç hem dış etkenlere karşı koruyan vücudumuzdaki en büyük organ olan cildimizi en iyi şekilde korumamız ve zarar görmesini engellememiz gerekmektedir.

Temizliğine ve bakımına önem vermeli ve cildin üst tabakasındaki koruyucu yapının zedelenmemesi gerekmektedir. üst tabakasnın zarar görmesi her türlü toksik duruma bizleri açık hale getirir. Aynı zamanda görüntü bozukluğuna da neden olur.

Cildimiz için en önemli korumalardan bir tanesi UV ışınlarına çok fazla maruz bırakmamaktır. Bunu da yaz kış fark etmeksizin güneş kremi kullanarak sağlayabiliriz.

Cilt bakımı yaparken en çok dikkat etmemiz gereken durum çok fazla ürünü peş peşe kullanmamaktır.

En basit yöntemle:

  • Makyaj temizleme
  • Yıkama jeli/losyonu/sütü ile yıkama
  • Bakım serumu uygulama
  • Nemlendirme
  • Güneş Kremi kullanmak ile birlikte haftalık ve aylık olarak uygun peeling ve maske yapmaktır.

Cildimizin değişimlerini takip etmek gerekir. Dönemsel olarak (mevsim değişikliği ve regl(adet) dönemi) bakımlarını değiştirebiliriz. Cildin ihtiyaçlarına göre hareket etmek gerekir. Örneğin regl dönemi kadınlarda aşırı yağlanma veya aşırı kuruluk görülebilir. Bu dönemlerde ürünlerde ve bakımlarda küçük değişiklikler yapılır ise dönem geçişinden sonra cilt kendini toparlayacaktır.

Bir diğer konu maskeler. Maskeleri verilen sürelerin üzerinde ciltte tutmak daha iyi bi sonuçtan ziyade gözeneklerin tıkanmasına yol açabilir. Bu basit görülen kağıt maskeler için de geçerlidir. Asit içerikli maskeleri de ciltte sürenin üzerinden tutmak cilt tabakasına ciddi anlamda zarar verir. Yanma ve batmalara neden olabilir.

Haftalık peeling, günlük temizlik ve nemlendirme ile cildinizin bakımını yapabilirsiniz. Cildinizi ne kadar serbest bırakırsanız kendisini o kadar hızlı iyileştirir. Güneş kremi kullanmayı ihmal etmeyin.